Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) ile ortaklaşa organize ettiğimiz 9. Uluslararası Öğrenci Buluşması’nın final programı, Sinan Erdem Spor Salonu’nda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleşti. Dünyanın pek çok ülkesinden öğrencinin sahne aldığı program, Filistinli bir öğrencinin Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. TÜMED Başkanının 60 Bin Uluslararası Mezun Öğrencileri adına konuşma yapmasının ardından program; Uluslararası Mehteran, Suriye Dans Gösterisi, Burundi Dans Ekibi, Kafkas Dansı gibi misafir öğrencilerin performansları ile devam etti. “Biz Kardeşiz Biz Geleceğiz” mesajıyla bir araya geldiğimiz programda, Ömer Karaoğlu’nun ezgileriyle birlikte salonda duygulu anlar yaşandı.

Açılış konuşmalarını gerçekleştiren UDEF Başkanı Mehmet Ali Bolat’ın ardından, Başkanımız İsmail Emanet gençlere hitap etti. Birlik ve beraberliğin önemine değinen konuşmasında Emanet şunları söyledi: “İslam Dünyasında yaşanan bazı olumsuz gelişmeler bizleri umutsuzluğa sürüklemesin. Çünkü Müslüman, umudunu asla kaybetmez. Ancak ümidi olan insan başarıya ulaşabilir. Umutla sabır artar, dayanma gücü artar, mücadele azmi artar, ancak bu şekilde dünya daha yaşanabilir bir hale gelir. Allah’ın izni ile O’nun rızasını kazanmak için durmadan çalışan, kendini hiç durmaksızın yenileyen, dünde kalanlarla uğraşmak yerine gözünü ufka dikmiş bir gençlikle başaramayacağımız ve üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur.” Ayrıca gençlere Ashab-ı Suffa örneğini anlatan Emanet, bir söz almak üzere “2023’ün Ashab-ı Suffa’sını kurmak için çalışacak mıyız?” diye sordu.

Başkanımız İsmail Emanet’in ve protokolün selamlama konuşmalarının ardından; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 9. Uluslararası Öğrenci Buluşması’nda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başladı.

İslam medeniyetinin hikmet ve irfan medeniyeti olduğunu vurgulayan ve Hz. Peygamber’in “İlim, müminin yitik malıdır, nerede bulursa alır” hadisini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Nerede bir hakikat varsa onu alıp, irfan süzgecinden geçirip hayatımıza nakşetmek, bizim milletçe en önemli hasletlerimizdendir. Bakınız bugün dünyada 4,5 milyon civarında öğrenci kendi ülkesi dışında eğitim hayatını sürdürüyor. Bunların kahir ekseriyeti Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Avustralya gibi belli başlı ülkeleri tercih ediyor. Bu ülkelerin çoğunun uluslararası öğrencileri bir nevi kazanç kapısı, ticari bir meta olarak gördüklerine şahit oluyoruz. Yani dev bir sektör oluşmuş adeta. Fakat bizim için, milletimiz için uluslararası öğrenciler salt bir gelir kapısı değildir. Bilakis misafir öğrencilerimiz, dost ve kardeş ülkelerle kucaklaşmanın, iş birliğinin, tecrübe paylaşımının bir vesilesidir. Biz misafir öğrencilerimizle birlikte tüm insanlığı saracak bir huzur, barış ve güven iklimine katkı sağlamanın derdindeyiz.”

Binlerce yıldır farklı medeniyetlere, farklı kültürlere beşiklik yapmış, insanlık tarihinin hafızası olan Türkiye’de yükseköğrenim gören misafir öğrencilerin, şanslı olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin geçmişini, kültürünü, havasını, en önemlisi de dillere destan misafirperverliğini tecrübe etmek, başlı başına büyük bir kazanımdır. Türkiye’nin tarihi, üç kıtada hüküm sürmüş kadim medeniyetlerin özüdür, özetidir. Burada sadece bir ülkeyi, bir milleti değil; aynı zamanda Afrika, Asya ve Avrupa’nın bir hasılasını görürsünüz. Tarihi, siyaseti, hukuku, sosyolojiyi, iktisadı, dış politikayı Türkiye’de okumak; size hiçbir yerde bulamayacağınız özgün bakış açısı kazandırır” diye konuştu.

Türkiye’de 3 yıldır sosyoloji eğitimi alan Afganistanlı bir öğrencinin hikâyesini aktaran ve öğrencinin mektubundan, “Türkiye’ye geldiğimden beri fikrim çok değişti. Afganistan’da iken sadece Afganistan’ı ve ailemi düşüyordum; ama şimdi bir Müslüman olarak tüm insanları düşünüyor ve eşit görüyorum. Türkiye’de her ülkeden öğrenci var; bizler aynıyız, eşitiz. Allah’ıma hamdolsun şu an çok iyiyim, burada kendimi evimde gibi hissediyorum. Bundan sonraki hayatımda da, vatanım ve insanlık için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum” ifadelerini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Evet, bu öğrencimizin anlattıklarının size çok tanıdık geldiğini, bunun aynı zamanda sizin de hikâyeniz olduğunu biliyorum. Unutmayın; her yolculuk, her sefer insanı değiştirir, olgunlaştırır, pişirir. Bakış açınız, idrakiniz, hayata, çevreye dair duruşunuz, her bir yolculukla farklılaşır. Ancak ben sizlerin özellikle şu ince ayrıntıya dikkat etmenizi istiyorum. Değişmek farklıdır, yabancılaşmak farklı. Entegrasyon ile asimilasyon arasında çok keskin bir ayrım vardır. Şayet bir insan, bir öğrenci kendi kültürü, kendi değerleri ve kökleriyle bağlarını koparıyorsa; o değişmiyor, bilakis yabancılaşıyor demektir. Milletine tepeden bakanın; kendine, ailesine, ülkesine faydası olmaz. Biz, bunun acısını çok çektik, halen de çekiyoruz. Afrikalı, Orta Doğulu, Asyalı ülkeler bunun bedelini yıllardır ödüyorlar. Maalesef, ortak tarihimiz bu tür insan enkazlarıyla, kayıp nesillerle dolu. Ben sizin bu tür yanlışlara düşmeyeceğinize, kendi değerlerinizi asla hor, hakir görmeyeceğinize inanıyorum.”

Türkiye’de alınan eğitimin sadece bir anahtar olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Kapıyı açacak olan sizin inancınız, ufkunuz ve dualarınızdır. Peygamberimizin şu tavsiyesini kendinize rehber edinin: ‘Allah katında en sevimli iş, az da olsa devamlı olandır.’ Mermeri delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir. Aramayı, araştırmayı, sorgulamayı asla bırakmayın. İnşallah bu ilkeler çerçevesinde yolunuza devam edeceğinize, başarılarınızı katlayarak artıracağınıza inanıyorum. Şunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın; artık ikinci bir vatanınız daha var. Türkiye,  her birinizin ikinci evidir. Ne zaman ihtiyaç duyarsınız, sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Konuşmasının sonunda, 9. Uluslararası Öğrenci Buluşması’nı gerçekleştiren UDEF ve TÜGVA’ya teşekkürlerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini, öğrencilere eğitim hayatlarında Allah’tan muvaffakiyet temennisiyle tamamladı.